Dünya ve Yaşam
Mine İmren
27/08/2020 - 14:42

Geçmişteki Olayları En İnce Detayına Kadar Hatırlamak İster miydiniz?

Beş yıl önce bugün nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı, ne yediğinizi veya ne giydiğinizi hatırlıyor musunuz?

Beş yıl önce bugün nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı, ne yediğinizi veya ne giydiğinizi hatırlıyor musunuz? O gün sizin için özel bir gün olsa bile bu kadar detaylı bilgileri hatırlamanız pek mümkün değil. Ancak A. J. tüm bu bilgileri detaylı şekilde hatırlayabiliyordu.

A. J. geçmişe dair tüm anılarını ve olayları kendi tabiri ile “durmaksızın, kontrol edilemez ve otomatik” şekilde hatırladığı için bu durum hayatını neredeyse ele geçirmiş gibi hissetmesine neden oluyordu. Çünkü gün içinde sürekli geçmiş hakkında düşünüyor, geçmişe dair bilgi ve anılar otomatik olarak aklına geliyor ve gözünde canlanıyordu. Dr. Elizabeth S. Parker ve arkadaşları 2006 yılında Neurocase dergisinde yayımladıkları çalışmada, A.J.’nin yaşadığı durumu hipertimezi (aşırı hatırlama) sendromu olarak tanımladı. Araştırmacılar bu sendromun çeşitli hafıza teknikleri kullanılarak geliştirilen süper bellek durumundan hayli farklı olduğunu söylüyor. Çünkü hipertimezide kişiler herhangi bir çaba göstermeden olayları otomatik olarak hatırlayabiliyor.

Hipertimezi sendromu daha sonraları “son derece üstün otobiyografik bellek” olarak adlandırılmaya başlandı. Çünkü bu sendroma sahip olan kişiler -ne kadar süre önce gerçekleştiği fark etmeksizin- geçmişte yaşadıkları olayları bütün ayrıntılarıyla ve doğru şekilde hatırlayabiliyor. Çalışmalar, üstün otobiyografik belleğe sahip kişilerin sadece kişisel değil aynı zamanda tanık oldukları toplumsal olayları da aynı derecede hatırlayabildiklerini gösteriyor. Otobiyografik bellek çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Endel Tulving, otobiyografik hatırlamayı zihinsel bir zaman yolculuğuna benzetiyor. Üstün otobiyografik belleğe sahip kişiler kendilerine bir tarih verildiğinde o tarihin hangi güne denk geldiğini, o tarihte yaşadığı kişisel olayları (Örneğin “O gün annemle alışverişe çıkmıştık ve yolda sarı bir kedi gördük.”) veya o tarihte meydana gelen toplumsal olayları (Örneğin “Eurovizyon yarışmasında Türkiye galip gelmişti.”) neredeyse o güne gitmiş gibi hatırlayabiliyor.

Cortex dergisinde yayımlanan bir çalışmada ise bu kişilerin eski ve yeni bilgileri ayırt etmeyi sağlayan özel bir yetiye sahip oldukları belirlendi. Araştırmacılar, bilgileri kategorize etmeyi sağlayan bu becerinin üstün otobiyografik bellek performansında önemli etkisi olduğunu düşünüyor.

Hipertimezinin genel olarak ön beynin orta kısmı ve hipokampus bölgeleri ile ilişkili olduğu düşünülüyor. Yapılan bir çalışmada, bu kişilerin beynindeki amigdala bölgesinin normalden %20 daha büyük olduğu belirlendi ve otobiyografik hatırlama sırasında amigdala ile hipokampus ve diğer beyin bölgeleri arasında yoğun bir etkileşim olduğu gözlendi. Amigdala duygular, sosyal ve kişisel bilgilerin yanı sıra bilginin belleğe kodlanması ve geri getirilmesi süreçlerinde de önemli bir role sahip. Bilinen ilk vaka olan A. J. ile yapılan detaylı görüşmeden elde edilen bilgiler de bu görüşü destekliyor. Örneğin A. J. hatırladığı ilk anının 2 yaş civarında amcasının köpeğinden korkması olduğunu söylüyor. Ayrıca eski anılarını sürekli hatırlamaya başlamasının ise uzak bir yere taşındıkları için duygusal olarak hayli etkilendiği bir döneme dayandığını belirtiyor.

Üstün otobiyografik belleğe sahip kişiler bellek kapasitesini değerlendiren testler de dâhil bilişsel testlerde genellikle normal düzeyde performans gösteriyor. Bu kişileri farklı kılan kişisel ve psikolojik özellikler ise kendileri ile ilgili geçmiş anıları bellekte kodlama ve hatırlama konusunda adeta takıntılı olmaları ve bu anıları zihinlerinde sıklıkla canlandırmaları olabilir. A. J. de 34 yaşına kadar günlük tuttuğunu ve geçmişi hatırlamanın kendisi için adeta bir takıntı hâline geldiğini söylüyor.

Siz de geçmişte istediğiniz herhangi bir zamana zihinsel olarak yolculuk edip yaşadıklarınızı tüm ayrıntılarıyla hatırlamak ister miydiniz? Anılarınızın her an sizinle olabilmesi yaşamınızı nasıl etkilerdi?

 

Kaynaklar:

 
Yazar Hakkında:
Mine İmren
Ahi Evran Üniversitesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi

Dünya ve Yaşam

Fosiller Dünya’nın geçmişi hakkında önemli bilgiler saklar. Örneğin küresel iklim, Dünya’nın yüzeyinde meydana gelen değişimler ya da Dünya’da geçmişte yaşamış canlılar ve ekosistemler hakkında fosil araştırmaları sayesinde bilgi sahibi olabiliriz.

Sinir hücreleri sadece elektriksel ve kimyasal uyaranlara değil aynı zamanda basınç, titreşim gibi mekanik uyaranlara da tepki verir. Örneğin dokunma ve duyma, duyuların nöronların mekanik etkenlere tepki vermesinin sonucu gerçekleşir.