Modern Dünyanın Kalıcı Kirleticileri
Yeni satın aldığınız bir tavada yıllarca yapışma problemi yaşamadan yemek pişirebildiğinizi, yağmurlu bir günde montunuza düşen su damlacıklarının emilmeden kayıp gittiğini ya da hazır yemek restoranından aldığınız hamburger ambalajının yağı dışarı sızdırmadığını fark etmiş miydiniz? Günlük yaşamı kolaylaştıran bu özelliklerin arkasında çoğu zaman PFAS (Per- ve Polifloroalkil Maddeler) adı verilen kimyasallar bulunuyor. Ancak bu kimyasalların sağlığımız ve çevre üzerindeki etkilerine ilişkin önemli endişeler de var.
Lovelypeace/iStockphoto.com
PFAS, son yıllarda çevre kimyası, toksikoloji ve halk sağlığı alanlarında giderek daha fazla ilgi gören bir kimyasal bileşikler grubudur. Bu bileşikler, çevrede çok yavaş parçalanmaları ve uzun süre kalıcı olmaları nedeniyle literatürde sıklıkla "forever chemicals" (sonsuz kimyasallar) olarak adlandırılır.
Peki bu maddeler hayatımıza nasıl girdi diye bakacak olursak hikâye 1940'lı yıllarda başlıyor. Bilim insanları yeni sentetik malzemeler geliştirmeye çalışırken bazı florlu bileşiklerin olağanüstü özelliklere sahip olduğunu fark ediyor: Suyu itiyorlar, yağ tutmuyorlar, yüksek sıcaklıklara dayanıyorlar, kimyasal olarak oldukça kararlılar. Bu özellikler, onları sanayide pek çok farklı kullanım alanı için oldukça elverişli hale getiriyor.
Belki şu anda mutfağınızda bulunan yapışmaz tavada, giysi dolabınızdaki yağmurlukta veya kullandığınız bazı kozmetik ürünlerinde PFAS türevleri bulunuyor olabilir. Yani PFAS'ler aslında laboratuvarlarda kalmış egzotik kimyasallar değil. Büyük ihtimalle hayatımızın bir döneminde hepimiz onlarla temas etmişizdir.

Megane Adam/iStockphoto.com
Peki "Bu kadar kullanışlı özelliklere sahipse PFAS neden bu kadar çok gündeme geliyor?" diye düşünebilirsiniz. Sorun tam da bu dayanıklılıkta yatıyor. PFAS çevrede kolayca parçalanmadığı için zamanla birikmeye başlıyor. Fabrikadan çıkan atık sularla nehirlere karışabiliyor, toprağa, yer altı sularına ve içme suyuna kadar ulaşabiliyor. İşin ilginç tarafı, araştırmacılar PFAS izlerini yalnızca sanayi bölgelerinde değil, dünyanın en uzak noktalarında bile tespit etmiş durumda. Kutup bölgelerinde, dağ zirvelerinde, yağmur sularında ve okyanuslarda bile bu maddelere rastlanıyor.
2022 yılında yayımlanan önemli bir çalışma, yağmur sularındaki bazı PFAS seviyelerinin güvenli kabul edilen sınırların üzerine çıktığını gösterdi. Bu çalışma sonrasında birçok bilim insanı PFAS kirliliğinin artık küresel bir çevre sorunu hâline geldiğini vurguladı. Çeşitli ülkelerde yapılan biyolojik izleme çalışmalarında ise insanların kan örneklerinde bile PFAS bileşikleri tespit edildi. Elde edilen veriler bazı PFAS bileşiklerinin bağışıklık sistemi, karaciğer fonksiyonları, kolesterol düzeyleri ve hormon sistemi üzerinde etkiler oluşturabileceğini düşündürüyor. Burada önemli bir ayrıntı var: PFAS dediğimiz şey tek bir kimyasal değil, binlerce farklı bileşikten oluşan büyük bir aile. Dolayısıyla bütün PFAS'leri aynı kefeye koymak doğru olmaz. Bazıları hakkında oldukça fazla bilgi sahibiyiz. Bazıları hakkında ise henüz yeterli veri bulunmuyor. Bilim insanlarının en büyük endişelerinden biri de zaten bu: Kullanımda olan birçok PFAS bileşiğinin uzun dönem etkilerini henüz tam olarak bilinmiyor.
Günümüzde araştırmacılar, PFAS'leri tespit etmek, çevreden uzaklaştırmak ve mümkünse parçalayarak zararsız hâle getirmek için yoğun çalışmalar yürütüyor. Aktif karbon filtreleri, gelişmiş arıtma sistemleri ve elektrokimyasal yöntemler, bu amaçla kullanılan teknolojiler arasında yer alıyor.
PFAS örneği, bir kimyasal değerlendirilirken yalnızca sağladığı faydaların değil, çevre ve insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini gösteriyor. Bu tür bilimsel çalışmalar, gelecekte daha güvenli ve sürdürülebilir kimyasalların geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Kaynaklar:
- Wang, Z., Dewitt, J.C., Higgins, C.P., & Cousins, I.T. (2017). A Never-Ending Story of Per- and Polyfluoroalkyl Substances (PFASs)? Environ. Sci. Technol. 51, 2508–2518.
- Blake, B.E. & Fenton, S.E. (2020). Early life exposure to per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) and latent health outcomes: A review including the placenta as a target tissue and possible driver of peri- and postnatal effects, Toxicology 443, 152565.
- Cousins, I.T., Johansson, J.H., Salter, M.E., Sha, B., & Scheringer, M. (2022). Outside the Safe Operating Space of a New Planetary Boundary for Per- and Polyfluoroalkyl Substances (PFAS). Environ. Sci. Technol. 56, (16), 11172–11179.
Yazar Hakkında:
Beril Sena Kaya
İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü yüksek lisans öğrencisi