Dünya ve Yaşam
Doç. Dr. Gökşen Çapar
30/03/2018 - 14:50

Su Ayak İziniz Ne Kadar Büyük?

Günlük hayatımızda yemek pişirme, yıkanma ve temizlik gibi faaliyetler için su kullanıyoruz. Bunlar suyu doğrudan kullandığımız etkinlikler. Bir insanın günlük ortalama su tüketimi 150 litre. Peki, dolaylı olarak ne kadar su kullandığımızın farkında mıyız? Örneğin giydiğimiz bir tişörtün üretilmesi için ne kadar su harcanıyor?

Günlük hayatımızda yemek pişirme, yıkanma ve temizlik gibi faaliyetler için su kullanıyoruz. Bunlar suyu doğrudan kullandığımız etkinlikler. Bir insanın günlük ortalama su tüketimi 150 litre. Peki, dolaylı olarak ne kadar su kullandığımızın farkında mıyız? Örneğin giydiğimiz bir tişörtün üretilmesi için ne kadar su harcanıyor? Yani pamuğun tarlada üretilmesinden fabrikada ipliğe ve tişörte dönüşmesine, satılacağı mağazaya nakliyesinden bize ulaşana kadar geçen süreçte ne kadar su kullanılıyor? İşte bu sorunun cevabı “su ayak izi” kavramında saklı.

Su ayak izi, kullandığımız ürünlerin ve hizmetlerin üretim ve tüketim süreçlerinde doğrudan ve dolaylı olarak sarf edilen toplam su miktarının ölçüsüdür. Bu kavram ilk kez 2002’de Hollanda’daki UNESCO-IHE Su Eğitimi Enstitüsü’nde görev yapan Prof. Dr. Arjen Hoekstra tarafından kayda geçirilmişti.

Su ayak izi bir birey, bir ürün, bir ülke ya da bir iş kolu için hesaplanabilir. Su ayak izi, bir ürünün bir tonunun üretilmesi, bir tarım arazisinin bir hektarlık alanının ekilmesi, bir hizmetin 1 TL’si için sarf edilen suyun metreküp (m3) cinsinden hacmi ile ölçülür.

Pamuktan üretilmiş 300 gramlık bir tişörtün su ayak izi yaklaşık 2500 litre yani 2,5 metreküptür. Bu hayli yüksek bir miktar. Bu miktardaki su sarfiyatının etkisi kullanılan suyun kaynağının neresi olduğuna ve ne zaman kullanıldığına bağlı olarak değişir. Kullanılan suyun kaynağı su kıtlığı olan bir yer ise çok önemli sonuçları olabilir ve önlem alınması gerekebilir.

Dünya nüfusunun sürekli arttığı ve doğal kaynaklarımızın artık yetersiz kaldığı günümüz koşullarında su kaynaklarının kullanıldığı tüm alanlarda hepimizin dikkatli olma sorumluluğu var. Bir bireyin su ayak izinin yarısından fazlası tükettiği gıdalardan kaynaklanıyor. Bu nedenle sürdürülebilir bir yaşam için su ayak izimizin büyüklüğünü öğrenmeli ve azaltmaya çalışmalıyız.

Mavi, Yeşil ve Gri Su Ayak İzi

Su ayak izinin üç türü vardır:

Mavi su ayak izi, bir malın ya da hizmetin üretim sürecinde doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılan yüzey veya yeraltı tatlı su kaynaklarının toplam miktarıdır. Bu kaynaklar özellikle tarım, sanayi ve evsel amaçlarla kullanılır.

Yeşil su ayak izi, bir malın ya da hizmetin üretim sürecinde doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılan toplam yağmur suyu hacmidir. Bu kaynaklar özellikle tarım, bahçecilik ve ormancılık faaliyetlerinde kullanılır.

Gri su ayak izi, belli bir su kalitesi kriterini sağlamak amacıyla su kaynaklarına (örneğin göl, akarsu, deniz suyu) doğrudan boşaltılan ya da dolaylı olarak karışan atık sulardaki kirletici derişiminin seyreltme yoluyla sınır değerlere düşürülmesi için gereken tatlı su miktarıdır.

Bu veriler birlikte incelendiğinde kullanılan suyun kaynağı belirlenebilir ve su tüketimiyle ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapılabilir.

Bir kilogram sığır eti üretmek için yaklaşık 15.000 litre yani 15 metreküp suya (bu da bir musluğu yaklaşık 20 saat açık bırakmaya eş değerdir) ihtiyaç vardır. Bunun %93’ü yeşil, %4’ü mavi, %3’ü gri su ayak izidir.

Sanal Su Ticareti

Su problemleri küresel ekonomi ile yakından ilgili. Birçok ülke suya yoğun olarak ihtiyaç duyan ürünleri başka ülkelerden temin ediyor. Buna sanal su ticareti diyebiliriz. Örneğin Avrupa ülkelerinin su ayak izinin %40’ı kendi sınırları dışındadır. Bu durum ithal edilen malların üretildiği ülkelerde su kaynaklarının sürdürülebilirliğiyle ilgili risk oluşturabilir. Su kaynaklarının sürdürülebilirliği küresel bir sorun olduğundan sadece devletler değil tüketiciler, işletmeler ve sivil toplum kuruluşları da su kaynaklarının daha doğru kullanılmasında etkin rol almalıdır.

Unutmayalım ki hepimiz kendi su ayak izimizden sorumluyuz!

 

Kaynak:

 

Yazar Hakkında:
Doç. Dr. Gökşen Çapar
Ankara Üniversitesi Su Yönetimi Enstitüsü

 

Dünya ve Yaşam

Mayıs ayının en beğenilen fotoğrafı Emsal Çetin’e ait “Baharda Doğuş” olarak belirlendi.

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde, evde kolayca bulabileceğiniz malzemeleri kullanarak okyanus asitleşmesinin kabuklu deniz canlıları üzerindeki etkisini inceliyoruz.