Sosyal Bilimler
Gamze Yılmaz Güntay
11/09/2019 - 16:53

Neden İyi Bir Dijital Medya Okuryazarı Olmalıyım?

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu avantajlardan en etkili şekilde yararlanabilmek ve bu teknolojileri kullanırken karşı karşıya kalınabilecek riskleri azaltmak için dijital medya okuryazarlığı becerisine sahip olmak gerekiyor.

Bilgisayar, taşınabilir akıllı cihazlar, internet gibi dijital medya araçları hızla gelişiyor. Bu teknolojiler özellikle gençler tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Ancak internette çok sayıda bilgi kaynağı var ve bilgi çok kolay ve hızlı bir şekilde yayılabiliyor. Bunlar arasından doğru ve objektif bilgiye ulaşabilmek önemli. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu avantajlardan en etkili şekilde yararlanabilmek ve bu teknolojileri kullanırken karşı karşıya kalınabilecek riskleri azaltmak için dijital medya okuryazarlığı becerisine sahip olmak gerekiyor.

İçeriklerin kullanıcılar tarafından üretilebilmesi, etkileşimli olması, her yerden ulaşılabilmesi gibi özelliklere sahip olan dijital medyanın geleneksel medyadan farklılaşan bu nitelikleri nedeniyle medya okuryazarlığı kavramının kapsamı genişliyor. Dijital medya ile klasik okuryazarlık kavramı da değişti. Günümüzde çok farklı ifade ve iletişim türleri kullanıyoruz. Örneğin emoji’ler anlatmak istediklerimizi paylaşmak için kullandığımız semboller arasında. Dijital medyanın çoklu ortam (multimedya) özelliği sayesinde bilgi artık yazının yanı sıra fotoğraf, video, animasyon, grafik, ses gibi farklı araçlar bir arada kullanılarak aktarılabiliyor.

Dijital medya insanlara var olan içeriğin hem kullanıcısı hem de üreticisi olma imkânı sağlıyor. Bu sayede tek taraflı bir bilgi aktarımı yerine kullanıcılar bilgi paylaşım sürecine aktif olarak katılabiliyor. Bu süreçlerde sorgulayıcı, üretken ve yenilikçi yaklaşımlar geliştirilebilmesi iyi bir dijital medya okuryazarı olmayı gerektiriyor.

İyi Bir Dijital Medya Okuryazarı Nasıl Olunur?

Dijital medya çok sayıda enformasyon (işlenmiş ve düzenlenmiş veri), bilgi ve eğlence seçeneğine her yerden, kolay ve hızlıca ulaşmamızı sağlıyor. Ancak dijital medyayı kullanırken bilinçli ve sorumlu kararlar almak için yeni bilgi ve beceriler edinmemiz gerekiyor.

Bilgiye Kolay Ulaşma 

İyi bir dijital medya okuryazarı olabilmek için ilk olarak bilgi ve iletişim teknolojilerinin nasıl kullanılacağıyla ilgili teknik bilgi ve becerilerimizi geliştirmeliyiz. Böylece ihtiyaç duyduğumuz bilgi ve enformasyona çok daha kolay ulaşabiliriz. 

Dijital Medyayı Aktif ve Yenilikçi Kullanma Becerisi

Dijital medyada geçirdiğimiz zamanı verimli kullanmalı, bağımlı değil etkin kullanıcılar olmalıyız. 

Dijital iletişim teknolojileri, çevrimiçi eğitim uygulamalarının geliştirilmesine fırsat sağlar. Bu sayede ilgi duyduğumuz alanlarla ilgili uzmanlık düzeyinde bilgiler edinebiliriz. 

Dijital medyayı sadece sosyal medyada zaman geçirmek ve popüler kültürün bir parçası olmak için kullanmak yerine bu teknolojilerden bireysel, sosyal ve kültürel açıdan kendimizi geliştirmek ve toplumsal yaşama katkı sağlayacak içerikler üretebilmek amacıyla da yararlanmalıyız. Bunun için edindiğimiz bilgileri sentezleyip geliştirebilir, bu bilgiler ışığında dijital medyada kendi özgün içeriklerimizi üretebiliriz. Yani dijital araç ve teknolojileri kullanarak yenilikçi içerikler oluşturabiliriz.

Dijital Medyada Eleştirel Düşünme Becerisi Neden Önemli?

Dijital medyada var olan veri yığını içinde ihtiyaç duyduğumuz bilgi ve materyalleri kolayca bulabilmek, doğru, güvenilir ve güncel bilgiyi ayırt edebilmek ve içerik konusunda sorumlu ve bilinçli seçimler yapabilmek hayli önemli. Bunun için dijital ortamdaki verileri yorumlamalı, analiz etmeli ve bilgi kaynaklarımızı çeşitlendirmeliyiz. Ayrıca ulaştığımız bir bilginin güvenilirliğini farklı kaynaklar üzerinden değerlendirmeliyiz.

Dijital medyada içerik üreten kişiler, geleneksel medyada olduğu gibi diğer insanları kendi bakış açıları ve amaçları doğrultusunda yönlendirmek amacıyla içerik üretebiliyor. Bu nedenle iyi bir dijital medya okuryazarı olmak için içerik üreticilerinin bakış açısını ve içerik oluşturma amacını anlamaya çalışmak ve sorgulayıcı bir yaklaşım geliştirmek gerekiyor. Çünkü dijital içerikler yaşadığımız dünya ile ilgili algılarımızı, inançlarımızı, duygularımızı, tutum ve davranışlarımızı etkileyebiliyor.

Dijital medyada görsel materyaller (örneğin fotoğraflar, videolar, animasyonlar, çizimler) en az yazı metinleri kadar önemli ve etkili. Bu nedenle dijital medyada karşılaştığımız görsel bilgiyi de eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmeliyiz.

Sosyal Medyada Durumumuzu Paylaşıyoruz. Peki Ya Çevrimiçi Güvenlik?

Farklı sosyal medya platformlarında birçok insan ne zaman, nerede bulundukları, ne yedikleri, hangi filmi izledikleri, tatil için nereye gittikleri gibi birçok kişisel bilgi paylaşıyor. Peki, kişisel bilgilerimizi herkesin erişimine açık olan platformlarda paylaşmak ne kadar güvenli?

Dijital medyada paylaştığımız, ilgi alanlarımızı ve tercihlerimizi yansıtan diğer kişisel verilerimiz de ticari şirketler tarafından kullanılabiliyor. Örneğin dijital medyada karşımıza çıkan reklamların çoğunun kendi ilgili alanlarımızla ilişkili olduğu dikkatinizi çekmiştir. Bu nedenle zararlı çevrimiçi pazarlama uygulamalarından korunmak için bilinçli hareket etmeli, kişisel verilerimizin korunmasını sağlayacak şekilde engelleyici önlemler almalı ve güvenlik ayarlarımızı sık sık kontrol etmeliyiz.

Kendimize ve Başkalarına Saygı: Hak ve Sorumluluklar Bilinci

Diyelim ki metroda karşılaştığınız komik bir durumu fotoğraflayıp sosyal medya hesabınızda paylaştınız. Paylaşımınız birçok insan tarafından beğenildi ve yeniden paylaşıldı. Peki, fotoğrafta yer alan kişiden izin almış mıydınız? Aynı durumda siz olsaydınız nasıl tepki verirdiniz?

Kendi fikir ve düşüncelerimizi ürettiğimiz çevrimiçi içeriklerde özgürce ifade ediyoruz. Ancak bu süreçte diğer insanların ve diğer canlıların haklarına, farklı düşünce, inanç ve yaşam biçimlerine saygılı olmamız çok önemli. Irkçı, cinsiyetçi ve ayrıştırıcı söylemlerden kaçınmalı, ifade özgürlüğü hakkını kötüye kullanmamalı ve nefret söylemi geliştirmemeliyiz. Yani dijital medyada içerik üretirken sosyal sorumluluk içgüdüsüyle ve etik ilkeler ışığında hareket etmemiz gerekiyor.

İletişim ve İnternet Etiği Bilinci

Sosyal medyada dolaşımda olan ve çok sayıda insan tarafından beğenilen fotoğraflar ve videolar var. Peki, çok beğendiğiniz bir gökyüzü fotoğrafını kimin çektiğini ya da çok eğlenceli bir bilim videosunu kimin hazırladığını biliyor musunuz?

Bir içerik paylaşılırken kaynağını belirtmenin çok da önemli olmadığı düşünülebilir. Ancak hem bilginin güvenilirliğinin teyit edilmesi hem de bu içerikler hazırlanırken harcanan çabanın değerinin belirtilmesi için telif hakları konusunda duyarlı olmak gerekiyor. Bu nedenle bir bilgiyi ya da içeriği paylaşırken, sahibinin, içeriğin başka kişiler tarafından kullanılmasına izin verip vermediğini araştırmamız ve kaynağını belirtmemiz hayli önemli.

Kendi sosyal ve kişisel haklarımızı ve mahremiyetimizi koruyabilmemiz, çevrimiçi suçlardan, yasa dışı faaliyetlerden ve internette maruz kalınabilen sömürü, taciz ve zorbalıklardan korunmamız yani çevrimiçi güvenliğimizi sağlayabilmemiz için hak ve sorumluluklarımızın bilincinde olmamız gerekiyor.

İyi bir dijital medya okuryazarı olursak dijital teknolojileri kullanırken karşı karşıya kalabileceğimiz muhtemel tehlikeler konusunda bilinçli olabilir ve bu riskler karşısında nasıl davranmamız gerektiğini bilebiliriz.

Kaynaklar:

Yazar Hakkında:
Gamze Yılmaz Güntay
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Doktora Öğrencisi

Sosyal Bilimler

Bebeklerin ilk kelimeleri “mama”, “baba”, “dede” gibi tekrar eden seslerden oluşur. Peki, dünyanın pek çok yerinde ortak olan bu ve benzeri kelimelerin ebeveynler için kullanılması bir rastlantı mı?

Yolda yürürken kaldırım kenarlarına ya da ağaç diplerine hayvanlar için bırakılan yiyecek ya da su kaplarını görmüşsünüzdür. Yaz aylarında sıcaktan bunalan hayvanlar için su kapları, yiyecek bulmanın zor olduğu kış aylarında ise yiyecek kapları bulundurmak hayvan dostlarımıza yapabileceğimiz küçük iyilikler arasında. Eskiden atalarımız da benzer duygular ve kaygılarla hayvanları, özellikle de hassas bir yapıya sahip olan küçük kuşları, korumak için özel çaba gösterirlerdi. Günümüze kadar gelmiş kuş evleri bunun en güzel örneklerinden biri.