Sağlık
Nurulhude Baykal
11/11/2020 - 14:15

Vücudumuz Besinlere Nasıl Tepki Veriyor?

Egzotik meyveler ve farklı coğrafyalara ait yemekler çoğumuzun ilgisini çekiyor. Peki, alışık olmadığımız bu yiyeceklerin vücudumuza ne gibi etkileri olabilir? 

Beslenme alışkanlıklarımızı belirleyen en önemli etmenler yemeklerin hazırlanmasında kullanılan gıda ürünlerinin kolay ulaşılabilir olması, vücudumuza etkisi ve tadıdır. Günümüzde gelişen ve daha sistemli hâle gelen tedarik zincirleri sayesinde artık sadece yaşadığımız bölgenin yakınlarında üretilenlere değil, dünyanın neredeyse her köşesinde yetiştirilen gıda ürünlerine kolayca ulaşılabiliyor. Örneğin egzotik meyveler ve farklı coğrafyalara ait yemekler çoğumuzun ilgisini çekiyor. Peki, alışık olmadığımız bu yiyeceklerin vücudumuza ne gibi etkileri olabilir diye hiç düşündünüz mü? 

Besinleri vücudumuza daha almadan onlara karşı tepki veririz. Örneğin kokladığımızda besinlerde bulunan bazı kimyasal maddeleri soluduğumuz için kokuları bile bizi etkiler. Çoğu zaman iştahımızın açılmasını sağlayan ve keyifle içimize çektiğimiz bu kokular bazı insanlar için rahatsız edici hatta zarar verici olabilir. 

Vücudun yiyeceklere karşı gösterdiği olumsuz tepkiler genel olarak zehirli ve zehirli etkisi olmayan şeklinde değerlendirilir. İyi yıkanmayan gıda maddelerinde tarım ilacı ya da gübre kalıntıları, günü geçmiş yiyecekler, uygun saklama ortamında tutulmayan şarküteri ürünleri veya başka zehirli maddeler zehirli etkiye yol açabilir. Bunun sonucunda doğal savunma mekanizmasının bir parçası olarak mide bulantısı ve kusma yolu ile zehirli besin dışarı atılır ve sorun ortadan kalkar ya da zehirlenme daha ciddi sağlık sonuçlarına yol açar. Zehirli olmayan tepkilerdeyse durum daha karmaşıktır. Vücudumuz besinlerdeki bazı bileşenlere ya bağışıklık sistemi yoluyla savaş açar ve alerjik tepki verir ya da vücudun alerjik tepki olmadan anormal yanıtlar verdiği, intolerans olarak isimlendirilen durum ortaya çıkar.

Paketli gıdaları satın alırken içeriğine ve son tüketim tarihine bakmayı alışkanlık hâline getirmeliyiz.

Vücudun bağışıklık sistemi yoluyla besinlere verdiği olumsuz tepkiye “besin alerjisi” denir. Alerjik tepkiler genellikle deride kaşıntı, kırmızı leke ve kabarıklık; hapşırma, öksürük, nefes darlığı, kulak çınlaması ve sağırlık; gözlerde bulanıklık, sulanma, göz kapağında seğirme, kızarma ve şişme; kalpte çarpıntı ve nabızda düzensizlik; damarlarda daralma ya da geçirgenliğin artması; kaslarda kasılma; baş ağrısı, uyku hâli, ağlama nöbetleri, konsantrasyon bozukluğu ve kekemelik gibi farklı sistemleri etkileyen semptomlar şeklinde olabilir. Besin alerjisi semptomları genellikle hayati tehlikeye yol açmadan yalnızca bir süreliğine rahatsızlık verir. Ancak nadir olsa da bazı insanlar alerjenlere aşırı tepki verir ve “anafilaksi” denilen durum oluşur. Anafilaksi sırasında tansiyon düşer ve solunum yolları daralır. Nefes ve dolayısıyla oksijen alınmasını zorlaştıran bu durum, müdahale edilmezse, ölüme bile yol açabilir. Anafilaksiyi tetikleyen en yaygın yiyecekler kabuklu kuru yemişler ve kabuklu deniz ürünleridir.

Genel olarak alerjik tepkilere yol açan ürünler protein içeren besinlerdir: inek sütü, yumurta, balık, kabuklu deniz ürünleri, kabuklu kuru yemişler, tahıllar, etler, baklagiller... Ancak bazen sebze ve meyveler, baharatlar, çikolata, bal ve bazı içecekler ile gıda katkı maddeleri de alerjik tepkilere yol açabilir. Bir besinin alerjiye yol açtığını söylemek için o besin her tüketildiğinde alerjik tepkilerden birinin ya da birkaçının oluşması gerekir. 

Besin intoleransı ise vücudumuzun besinlere bağışıklık sistemi yoluyla verdiği olumsuz tepkiden değil, genellikle sindirim sisteminde birtakım enzimlerin eksikliğinden kaynaklanır. Örneğin süt ve süt ürünlerinde bulunan laktozun sindirilmesi için gerekli olan laktaz enzimini yeterli miktarda salgılayamayan kişilerin laktoz intoleransı vardır. Bu kişiler laktoz içeren süt ve süt ürünlerini tükettikleri zaman şişkinlik ve karın ağrısı gibi sorunlar yaşarlar.

Dünyada laktoz intoleransının bölgelere göre dağılımı

Dünyada en yaygın görülen besin intoleransı laktoz intoleransıdır. Kaç kişinin bu durumdan etkilendiği kesin olarak bilinmese de laktoz intoleransı özellikle Uzak Doğulular, Afrikalılar ve Amerikan yerlileri arasında yaygındır. Kuzey ve Batı Avrupalılarla Kuzey Amerikalılarda daha nadir görülür. Dolayısıyla bu durumun genetik faktörlerle de ilişkili olduğu düşünülüyor.

Yalnızca besin intoleransının değil alerjilerin de genetik faktörlere bağlı olduğu bilim insanlarınca kabul ediliyor. Bununla birlikte bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yetişilen çevre ve tüketilen yiyeceklerin de vücudun alerjenlere verdiği tepkiyi etkilediği düşünülüyor.

Örneğin çocuklukta maruz kalınan polenlere karşı bağışıklık geliştirmiş vücut, farklı bir şehre taşınılması durumunda karşılaştığı yeni polenlere karşı alerjik tepki verebilir. Benzer biçimde vücutta yabancı gıdaları parçalayacak enzimler salgılanmıyorsa bu durum da besin intoleransına ya da alerjik tepkilere yol açabilir. Mesela laktozdan uzak durmak için inek sütü yerine tercih edeceğiniz soya sütü ya da yemeklerde kullandığınız tofu farkında bile olmadığınız soya fasulyesi alerjinizi tetikleyebilir. 

Soya sütünden elde edilen bir peynir çeşidi olan tofu Uzak Doğu mutfağında kullanılır. 

Alerjiler bebeklik ya da çocukluk döneminden itibaren başlayabildiği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Bununla birlikte, daha önce sorun olmadan tüketilen bir besine karşı sonradan alerji gelişebilir ya da mevcut alerjiler zamanla kaybolabilir. Dolayısıyla, farklı lezzetlere açık olma fikri zaman zaman aklınızı çelse de ilk defa deneyeceğiniz ya da uzun bir aradan sonra ilk defa tüketeceğiniz ürünleri az miktarda tadarak işe başlamak olası bir alerjik tepkinin ölçüsünü sınırlandırmanıza katkı sağlayabilir. 

Kaynaklar:

Sağlık

İşitme ve denge bozukluklarıyla ilgilenen odyoloji bilim dalında uzman olan kişilere odyolog denir. Peki odyolog ne iş yapar?

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Haluk Külah ile likit biyopsi yöntemi hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.